Gözlem ve deneye dayanmayan teori neticesiz, teoriye dayanmayan gözlem ve deney ise kördür.
xzxnzl<x<
Bugün üniversitelerde şöyle bir sorun göze çarpmaktadır. Öğretim üyeleri, araştırma görevlileri, doktor öğretim üyeleri profösör olmak için, görevlerinde yükselmek için bilimsel proje yapma ya da görev alma, makale yazma, kitap yazma, bildiri sunma, patent alma, ödül alma gibi etkinlikler yapmak zorundadır. Akademisyenler yukarıda sayılanları yapmakta ve yapmaya devam etmektedirler. Ancak şöyle bir sorun vardır. .hjhk
1. Makale yazmak için mi araştırma yapılır?
2. Araştırma yapıldıktan sonra sonuçların dünyaya duyurulması için mi makale yazılır?
Bilimsel olan ikinci şıktır, bir sorun, olgu ya da davranış düzeltilmek için bilimsel araştırma yöntemlerine uygun şekilde araştırılır ve bu durum çözümlenmeye çalışılır. Araştırmalar üç amaç için yapılır. Keşfetmeye yönelik, tanımlamaya yönelik ve açıklamaya yönelik. Keşfetmeye yönelik araştırmalara örnek olarak ekonomik sıkıntıdaki bir ülkede halkın memnuniyetsizliği, protesto sayıları, enflasyon oranı, ekonomik göstergeler, işsizlik ve yüksek vergi gibi kalemlerin incelenmesi verilebilir. Tanımlamaya yönelik araştırmalara örnek olarak kenar mahallelerdeki genç insanlarda uyuşturucu bağımlılığı, teknolojinin aile içi iletişimde ortaya çıkardığı olumsuzluklar gibi araştırma örnekleri verilebilir. Açıklamaya yönelik araştırmalara kadına yönelik şiddetin nedenleri ve şiddetin önlenmesine yönelik çözüm önerileri örnek olabilir.
Günümüzde özellikle sosyal bilimler alanında makale yazmak için araştırmaların yapıldığı kanaati hakimdir. Çünkü yapılan bilimsel çalışmaların uygulamalarda dikkate alındığına dair ikna edici veriler bulunmamaktadır. Bilimsel çalışmalar bir keşfetmek, tanımlamak ya da açıklamak için yapılır ve bu yapılan da ülkemize, insanlarımıza, kurumlarımıza doğrudan gerçek bilgileri vermek maksadıyla yapılmalıdır. Bilimsel araştırmalar gerçekten ihtiyacımız olan alanlarda, ihtiyacımız olan çözümler için, ihtiyacımız olan gelişmeler için olmalıdır. Halihazırda ülkemizde belirli alanlarda bilimsel bilgi birikimi ya hiç yoktur ya da çok azdır. Uluslararası sınavlarda ülkemiz düşük sıralarda yer almaktadır. Okullarımızda matematik, İngilizce, yazılım gibi önemli konular nitelikli şekilde öğretilememektedir. Sistem, program, öğretim süreci, değerlendirme süreci, eğitim teknolojileri gibi alanlarda dünyada üst sıralara çıkılması gerekmektedir. Dünyada üst sıralara çıkmak, müreffeh ve zengin bir ülke olmak istiyorsak bilimsel çalışmaların koordineli, sistemli, hedefe yönelik olarak gerçekleştirilmesi elzemdir. Bilimsel araştırmalar alanda yükselmek için değil, alanda ülkemizi yükseltmek için yapıldığı zaman bir anlam ifade edecektir. Bireysel başarılar kolektif hareketten ve kolektif başarıdan daha önemli değildir.
Amerika atom bombasını 6000 kişilik bir bilim adamı grubuyla 6 yılda yapmıştır ve o günden beridir dünyanın süper gücü olmuştur. Hem fen hem de sosyal bilimlerde koordineli bilimsel araştırmaların yapılması artık bir zorunluluktur.
Mikro ve makro düzeyde ulusal bazda sorunların tespit edilip akademik kaynağın bu sorunlara yönlendirilmesi, spesifik alanlarda spesifik grupların oluşturulması, bunların üst bir koordinatörlük tarafından denetlenmesi ya da yönlendirilmesi insani ve maddi kaynakların verimli kullanılmasını sağlayabilir.
Doç.Dr.Bülent DÖŞ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder